Sunday, May 27, 2007

foreword

dışavurumlar kovalasın analarınızı ey kendini dahi şaşırtamayan sihirbazlar,ne sanmıştınız yaşamayı

sen gelirsin o gider birileri eksiltir birileri yiter

yegane keyif nefestir alabildiğin,onu da kursağına dizmeye hevesli ordulara karşı yürürsün hep

hep daha ileri,hep daha iyiye zırvalarını da bırakıver ayakkabılarının yanına...

buralar yeni temizlendi,pırıl pırl ve de bilinçsiz,kirletme şu güzelim sahneyi.

ayakta kal yeter sana ey küstah dilenci,dilendiğin yaşamındır aynadaki yansımandan

ve günü geldiğinde muhasebesinin,o gözünde büyüttüğün yaşamının,aşklarının,şehvetinin ve de kırılganlığının,

eksiler ve artılardan ziyade

sana benzeyenler ve senden ayrı olanlar belirleyecek zihnindeki yerini.

ya mağrur kralı olacaksın o mendebur krallığın ya da bilge soytarısı...

ikisinden de gocunmam ya da övünmen densizlik olacak

sonunu kestiremediğin ne varsa belirleyecek senin sonunu,üşüdükçe terleyeceksin bir yandan...