dışavurumlar kovalasın analarınızı ey kendini dahi şaşırtamayan sihirbazlar,ne sanmıştınız yaşamayı
sen gelirsin o gider birileri eksiltir birileri yiter
yegane keyif nefestir alabildiğin,onu da kursağına dizmeye hevesli ordulara karşı yürürsün hep
hep daha ileri,hep daha iyiye zırvalarını da bırakıver ayakkabılarının yanına...
buralar yeni temizlendi,pırıl pırl ve de bilinçsiz,kirletme şu güzelim sahneyi.
ayakta kal yeter sana ey küstah dilenci,dilendiğin yaşamındır aynadaki yansımandan
ve günü geldiğinde muhasebesinin,o gözünde büyüttüğün yaşamının,aşklarının,şehvetinin ve de kırılganlığının,
eksiler ve artılardan ziyade
sana benzeyenler ve senden ayrı olanlar belirleyecek zihnindeki yerini.
ya mağrur kralı olacaksın o mendebur krallığın ya da bilge soytarısı...
ikisinden de gocunmam ya da övünmen densizlik olacak
sonunu kestiremediğin ne varsa belirleyecek senin sonunu,üşüdükçe terleyeceksin bir yandan...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment